2 Ağustos 2010 Pazartesi

Günümüz Ekonomik Sistemi Üzerine Yankılar

Eğer geliriniz sabit ise ve gelir piramidinin altında veya ortalarında yer alıyorsanız yaptığınız her harcama sizin için bir külfettir. Eliniz cebinize gittiğinde içiniz burkulur. Sonuçlarını ve ilerleyen günleri nasıl geçireceğinizi düşünürsünüz. Altından kalkmak için çeşitli stratejiler oluşturursunuz. Almak istediğiniz veya almanız gereken onlarca şey vardır. Ancak siz onları tutarlarına ve kullanım önceliğine göre sıraya koymak zorundasınız.

Gerektiğinde ikinci belki de üçüncü bir iş bulursunuz cüzdanınızın patlamaması için. Buna rağmen her an sırtınızda bir borç ya da ödeme vardır. Her an bazı denklemler kurup bunları uzun vadede çözmenin planlarını yapmak zorundasınızdır.

Dara düştüğünüzde devreye sokabileceğiniz bir fon yoktur. Çünkü o fonu zaten kullanmışsınızdır. Ebedi bir günü kurtarma hakimdir. Ay sonları ise içinden çıkılamaz bir sorundur. Hayatınızı devam ettirmeniz için bulunduğunuz mevkii ve çatıyı koruyabilmek için ay sonlarında herkesi memnun etmeniz gerekir.

Üst gelir sınıfına yapılan imrenme ise sadece daha fazlasını hedeflediniz için oluşan bir imgedir. Sürekli tüketmenizi ve daha fazla tüketmenizi, sonundaki elinizdeki ile yetinmeyip azami tüketimi sağlamanızı isteyen çarklar içinde kazanan aslında yoktur. Herkes azamiyi hedeflemektedir. "Zengin" diye belirtilen kesim ise sadece daha fazla kazanmaktadır. Fakat bu, onların sizden daha iyi ya da daha mutlu olduğunun bir işareti değildir. O kesim de ay sonunu düşünür. Çünkü alt ve orta gelir sınıfının harcamaları kendi cebine göre olduğu gibi üst gelir sınıfının harcamaları da bu yöndedir. Onlar daha fazla tüketir, daha fazla harcar, daha fazla yeniler. Miktar artmasına rağmen insanoğlu doyumsuzluğu ile birlikte gelir farkını asgari seviyeye çekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder