Ben yalnızken değersizim.
Çünkü herkes için farklı bir anlam ifade ediyorumdur herhalde. Ne yaptığımı kestiremiyorum bazen. Kontrol sezim pasifize oluyor. Ve hepinizin kafasındaki Mert olgusuyla var oluyorum. Kendimi tanımıyorum ve spontane yaşıyorum.
Eğer ben ormanda doğsaydım. Anamı babamı bile bilmeseydim ve hiç kimse ile konuşmasaydım. Yine de yaşamış olur muydum? Kimse beni hatırlamayacak, kimse için anlam ifade etmeyeceğim. O zaman da yaşamış olur muydum? Tamam insan sosyal bir varlıktır. Ona lafım yok. Lakin ben Heidi'nin büyükbabası olsaydım ve Heidi de eşşek cennetinde "free boat ride for 3" kazansa idi o vakit ne olacaktı? Beni kimse tanımaycaktı ve ben dünya için 'yok' olacaktım.
Dünya benim için ne ifade ediyor?
Tanıdıklarım ve onların hayatlarına yaptığım etki. Nasıl Venezuela'daki bir işçinin direkt olarak benim hayatıma bir etkisi yoksa benim de Hong Kong'daki bir pub'a katkım yok. (tabi kaos teorisini ve küreselleşmeyi işin içine katarsak ne komplo teorileri çıkar var ya)
Benim varlığımı pekiştiren ve oluşturan yegane unsur çevremdekilere etkim ise bunu genele vurduğumuzda çevremdekilerin bana etkisi ile bende şekillenen şeyler ve herkesin herkeste yarattığı etkilere bakılırsa muazzam bir mozaikle karşı karşıya kalıyoruz.
Lakin demem odur ki insanları etkilemekten memnunum. Ve etkilenmekten. İnsanız oğlum, konuşa konuşa sonuçta. Ben insanları etkileyebildiğim, hafızalarında yer edebildiğim ve hatırlandığım ölçüde var olduğumu düşünüyorum. Çünkü çevrem olmasa ne konuşabilirim, ne yazabilirim ne de konuşabilirim.
Yaptığımız her şey diğerleri tarafından pozitif ya da negatif bir reaksiyonla karşılansın diye yapılmıyor mu?
Hasta notu: AY BOĞAZIM! ÖLÜYORUM LAN! SİGARAYI BİLE IKINA IKINA İÇİYOM!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder