27 Ekim 2009 Salı

Different Names For The Same Thing

Bu ne biçim iş

2 hafta önce death cab for cutie - i will possess your heath dinliyordum. Şimdi de Sia - Breathe me dinliyorum. İyi mi?

26 Ekim 2009 Pazartesi


Breathe Me

Sia | MySpace Video

Help, I have done it again
I have been here many times before
Hurt myself again today
And, the worst part is there's no-one else to blame

Be my friend
Hold me, wrap me up
Unfold me
I am small
and needy
Warm me up
And breathe me

Ouch

I have lost myself again
Lost myself and I am nowhere to be found,
Yeah I think that I might break
Lost myself again and I feel unsafe

Be my friend
Hold me, wrap me up
Unfold me
I am small
and needy
Warm me up
And breathe me

21 Ekim 2009 Çarşamba

18 Ekim 2009 Pazar

Kendimi tanımıyorum

Bugün güzide oyun ve teknoloji tedarikçimiz OverGame'den alt bostancıya doğru seyrederken aklıma geldi. OverGame'den çıkmış olmanın verdiği huzur, mutluluk ve kol ağrısıyla Bağdat Caddesinden aşağı yuvarlanırkene dank etti birden "kendimi tanıyor muyum? Nasıl tanıtırım? Abaca nasıl bilirler beni? Ya da dışardan nasıl görünüyorum?" diye bir düşünce buhranı aldı. Neyse girişi kısa kesemeliyim.

Hep öldükten sonra çevremdekileri ve hayatlarını izlemek istemişimdir nedense. (Arkamdan konuşursanız intikamcı ruhunuz yanı başınızda kas: )

Biri beni nasıl tanır ya da nasıl görünürüm?

Hayatımın belli dinamikleri var. İşte nerd geyikleri falan özetle. Ama 3th person shooter oynar gibi tepeden görmek istiyorum kendimi.

İnsanların aklında nasıl bir yerim olduğunu da merak ederim kimi zaman...

Fakat ben neyi iyi neyi kötü yaparım tam olarak bilmiyorum. Yerin dibine sokacak ve orda bırakacak kadar ağzıma sıçmalık mataryelim var elimde evellallah. Yalnız hangi işte kalifiyeyim ya da kotarıyoruz hiçbir fikrim yok lan.

Neyse ben yatanzi gençler. Hadin sağlıcakla...

14 Ekim 2009 Çarşamba

Alıntılamaca

Bi şey alıntılayacağım zaman tarihini değiştirip üste taşıcam bu yazıyı ya da üşenmezsem vol olarak da giderim. Herneyse.

I've been looking for someone to believe in
Love me, again and again

Yağmur yağıyor herkese günahları kadar...

"Do they collide?"
I ask and you smile.

Hong Kong is present
Taipei awakes
All talk of circadian rhythm

This is a 44. caliber love letter straight from my heart.

13 Ekim 2009 Salı

Kısa bi gün

Her şey yok güzeldi lan bugün.

Dersler iyiydi, sıralarda iyiydik, okul sonrası iyiydi. Überdi lan her şey.

Üst merciiye haber vermeyince nerdesin darlaması yedik, tatilyanın orda inip hızlı hızlı yürüyeyim de geç kalmıyık dedim. Eve gelmesine daha çok varmış meğer. Topuğumun aynı yerine bi taş girdi topuğumun ellerinden öptü.

Bi de saman alevi gibi kızgınlığı ak. anlamadım gitti.

12 Ekim 2009 Pazartesi

Asylum

Şeytan kesinlikle var olan en kötü şey değildir; ben onunla bir işim olmasını insanların pek çoğuyla olmasına yeğlerim. O anlaşmalarına yeryüzündeki pek çok dolandırıcıdan daha sadık kalır. Aslında ödeme vakti geldiğinde tam zamanında ortaya çıkagelir; saatin on ikiyi vurması gibi, o da kendisine satılmış olan ruhu alır ve paşa paşa evine, Cehennem'e geri döner. O yalnızca bir iş adamıdır. Olması gerektiği gibi.
J. N. Nestroy, Hollenangst

11 Ekim 2009 Pazar

7 Ekim 2009 Çarşamba

Bazen boğuluyorum

İşten gelmiş, günü/leri bok gibi geçmiş yorgun birinden daha kötü hiçbir şey yok. İnanın yok. İzmirdeki penceremi özlüyorum yeminle. Usul usul pervazına çıkıp gökyüzüne bakarak sigara içmeyi özlüyorum. Nedendir bilmem pek bi huzurluydu. Sheldon'ın dediği gibi "This is my spot." Eski yazılarımın çoğu da orda içilen sigaranın akabinde çıkmıştır zaten.

Ya bilmiyorum insanların neden bu kadar baskın kontrol ve denetleme güdüleri var. Koy götüne anasını satayım. Sürekli bir baskı bir denetleme.

Zaten param da yok. Metaliğe kurşun gidiyorum. Gevrek diyarından treasure chest bekliyorum. İçinden gold çıksın, short sword ve shield çıksın. Bir de potion çıksın. Full body restore istiyorum.

Ayrıca paralel hattın orta yerine splitter sokmak istiyorum.

Biliyorum bu sadece bi geçiş dönemi olacak. Öyle olmalı. Tekirdağa İstanbuldan yakın olmak istemiyorum. Ağzına sıçayım. Kendime gani gani yeterim ama yetemiyorum. Varlıklar = Kaynaklar dengesi tutmuyor. Bilanço denklemim yandan yemiş.

Genel muhasebeden ödevim var ve ödevi yapmak için 24 liraya kitap almam lazım. Ağzına sıçayım.

Arcana the mad o: oda olur koç
Arcana the mad o: hiç merak etme

Diyerek kapatıyorum yazıyı.

There is no dark side of the moon really. Matter of fact it's all dark

2 Ekim 2009 Cuma


i don't give a damn if i go to hell. Living everyday is already like hell. But i dont like idea of being killed by you guys. I came this far on my own strength. When i die, i will go to hell by my own hand.

Mugen